Ana Sayfa Blog

TÜSİAD – 2021 Bu Gençlikte İş Var Ege Finalistleri Belli Oldu!

Her yıl İstanbul’da gerçekleştirilen ve oldukça ses getiren girişimcilik programı olan “TÜSİAD Bu Gençlikte İş Var” son 3 yılda bölgesel eğitim kampları ile de kendini göstermekteydi.


2 yıldır EGİAD ile İzmir Ekonomi Üniversitesi desteği ile yapılan TÜSİAD Bu Gençlikte İş Var Ege Kampı 2021 yılında Mayıs ayında gerçekleşmişti.

TÜSİAD Bu Gençlikte İş Var Ege Kampı 2020 @ İzmir Ekonomi Üniversitesi

Bugün ise Ege Kampı final programı EGİAD Melekleri tarafından gerçekleştirilirken 5 harika girişim kendini juriye tanıtma fırsatı buldu.

Autohealth

Trafik kazalarında, kaza anında yolcuların sağlık durumu hakkında gerekli bilgiyi insan
gücü olmadan gerekli kurumlara aktarır. Kullanılan kapasitif EKG propları sayesinde kıyafet üzerinden dahi detaylı sağlık analizi yapılmasını sağlar.

VisporClub

Kalkınma Hedefleri’nden “Eşitsizliklerin Azaltılması” hedefiyle yola çıkan, sporcu veya potansiyel sporcu gençleri bir araya getiren dijital bir platform. Spora ilgi duyan gençler, profillerinde sporcu özelliklerini, becerilerini ve yeteneklerini sergileme imkanı bulabilecek, spor kulüpleri ise dijital ortamda filtreleme yaparak yetenek taraması yapabilecek, oyuncu seçmelerinin ilk aşamasını dijital ortamda geniş bir havuzda gerçekleştirebilecektir.

Agon

Tübitak Bigg Teknogirişim Desteği alarak 2021 yılında şirketleşen Agon, Staphylococcus aureus bakterisinin hastane yoğun bakım ünitelerinde tespitini gerçekleştirebilen bir biyosensör uygulaması girişimidir.

Anemo Games

farklı oyun türlerini ve kategorilerini sentezleyerek oluşturduğu dinamizm ile mobil oyun endüstrisine farklı bir bakış açısı sunuyor. İlk olarak bulmaca ve macera türlerini sentezleyen
hibrit bir casual oyun olan Elementria’nın MVP’sini tamamlamıştır.

Kriptoart

sanatçılar, markalar ve sanatseverler için ”NFT ve Kripto Sanat” üzerine özgün içerikler
geliştiren, eğitim ve küratörlük hizmetleriyle ilham verici bir ekosistem yaratan dijital sanat
platformudur.

Gelelim Finalistlere;

TÜSİAD Bu Gençlikte İş Var 2021 Ege Programı’nın Finalistleri şöyle;

  1. Ekip Agon
  2. Ekip VisporClub
  3. Ekip Autohealt

İzmir’in bu yetenekli girişimlerine başarılar diliyoruz. Yakında kendileri hakkında daha detaylı bilgiler insanveteknoloji.com sayfasında olacaktır.

Yeni Nesil Sporcu Gelişim Platformu – VisporClub

0
İzmir'deki harika girişimleri tanıtmaya devam ediyoruz. Bu bölgenin yaratıcı ekonomiye can suyu olduğunu, bölgenin girişim fikirlerini dinleyerek bile anlayabilirsiniz. İşte bunlardan bir tanesi de yetenek avcılığı yapan platform olan VisporClub.

Spora tutkulu iki üniversite öğrencisi olan Dila ve Murat‘ın kurduğu platform VisporClub, altyapı seviyesindeki spor kulüplerinin Türkiye’nin her şehrinden yetenekli oyuncuları keşfedebilmesini sağlıyor.

Birçok yetenekli sporcu bulunduğu şehir dezavantajından dolayı kendini başarılı kulüplere gösteremiyor. Çoğu zaman oyuncu keşfi antrenörlerin kendi çevreleriyle sınırlı kalıyor. Bu sebeple hem kulüpler arası rekabette hem de oyuncuların kariyer gelişimlerinde ciddi fırsat eşitsizlikleri oluşuyor. Girişim tam olarak buradaki dengeyi sağlamaya ve yetenekli sporculara platform aracılığı ile farklı fırsatlar sunmaya hazır.

VisporClub, antrenör ve takım çözümleri de sunuyor. Antrenörler; branş, pozisyon, konum, boy-kilo, yaş, beceri performans puanları gibi filtrelemelerde aramalar yapabilecek, bu sayede takımlarında eksik gördükleri pozisyonları yeni oyuncularla tamamlayabilecekler. Takım çözümleri ile şu an tamamlanması çok büyük maliyetler gerektiren oyuncu seçme günlerini tamamen dijitalleştiriyor. Ayrıca oyuncu seçme günlerine farklı şehirlerden uzaklık nedeniyle katılamayan, bu nedenle yeteneğini gösteremeyen sporculara da fırsat vermiş oluyor.

Dijital oyuncu seçmelerinde takımlar aradıkları pozisyon, yaş grubu, konum, tarih, istenen videolar gibi bilgileri oluşturup seçmeler’i başlatıyor. İlk aşamada oyuncular kulübün istediği fiziksel testlerini videolar halinde gönderiyor. Kulüpler ikinci aşamaya geçebilen sporculardan becerileri hakkında daha detaylı videolar isteyebiliyor. Bu aşamadan sonra süreç kulüp ve oyuncu arasında ilerliyor.

Uygulamada sporculardan herhangi bir ücret alınmıyor. Kulüplere ise seçme açabilmek veya oyuncunun profilindeki bilgileri görebilmek için premium paketler sunuyor.

Peki uygulama nasıl çalışıyor? Her hafta mobil uygulamada açılan dijital turnuvalarla oyuncular branşlarına dair becerilerini sergileyecek. Basketboldan örnek verirsek; “5 farklı noktadan üçlük performansı sergileme, art arda 10 serbest atış kullanımı, dribbling yeteneğini göster” gibi, oyuncuların branşa dair farklı becerilerini gösteren yarışmalar düzenlenecek.

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi okuyan Dila ve Bilgisayar Programlama okuyan Murat sözlerle açıklıyor. “VisporClub’da en büyük hedefimiz, yeteneklerin fırsat eşitsizlikleri sebebiyle sönmesini engellemek. Bunun için dijital turnuvaların markalarla sponsor edilebileceği, dernekler ve federasyon vasıtasıyla dezavantajlı bölgelerde yoğun çalışma gösterebileceğimiz bir model üzerinde çalışıyoruz. Üst versiyonlarımızda, ilkokullarda yapacağımız fiziksel testlerle daha sporla tanışmamış yetenekli çocukları kulüplere tanıtma hedefimiz de var.”

Şu an yazılım, tasarım ve sosyal medya alanlarında yetkinliği olan 7 kişilik bir ekip ile VisporClub çalışmalarına devam ediyor. Antrenör ve kulüplerle görüşerek fikir doğrulama aşamasını geçip, Anadolu Efes ve Pınar Karşıyaka Spor Kulüpleri ile uygulama içi geliştirmelerde oldukça önemli bir yol katetmişler.

Murat ve Dila

Şu an fon arayışında olan ekip Karşıyaka Kolektif Girişimcilik Merkezinde çalışmalarına devam ediyor. Ayrıca ekibin önümüzdeki üç ay için hedefi; uygulama ile kulüpler arası pilot seçme programları düzenlemek, uygulamaya daha fazla kulüp ve sporcu kaydı almak. Branş seçimlerini özellikle eşitsizliklerin daha derin yaşandığı, niş spor dallarında ilerleyerek özellikle motosporları gibi alanlarda daha fazla aktif olmak.

Deniz Teknolojilerinde İlk Program – BlueTech İzmir

0

Türkiye’de deniz teknolojileri alanında düzenlenen ilk girişimci yükseltme programı olan BlueTech İzmir Programı, bu alanda faaliyet gösteren startuplar ile kurumsal aktörleri bir araya getirerek hem inovasyon ekosistemini desteklemeyi hem de İzmir’in bu alanda cazibe merkezi olmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Çevreye duyarlı denizcilik teknolojileri, gemiler ve deniz yapıları için yenilikçi konseptler, sensör, otomasyon ve takip teknolojileri, ileri imalat, güvenlik, denizden enerji üreten teknolojiler, tersaneler, limanlar, marinalar öncelikli olmak üzere deniz teknolojileri alanında çalışan startuplar 6 haftalık eğitim ve mentörlük kampına alınarak yoğun bir hızlandırıcı sürecinden geçecekler. Eğitimlerini tamamlayan girişimler Demo Day’de etkinliğinde tersaneler, armatörler, kamu kurumları, belediyeler, meslek örgütleri gibi sivil toplum kuruluşlarına ürün ve hizmetlerinin tanıtımını yapma imkânına sahip olacaklar.

Tüm sürecin online yürütüleceği BlueTech İzmir Programı’na Türkiye’nin her yerinden katılım sağlanabilir.

Neden Katılmalısınız?

Startuplar

  • Pazara ve ürüne ilişkin teknik geri bildirim
  • Müşteri ve pazar doğrulama
  • Ar-Ge için iş birliği fırsatları
  • Potansiyel müşteriler ile bir araya gelmek
  • Yatırım ve satış imkanları

Kurumsal Aktörler

  • İnovatif proje ve iş fikirleri ile tanışmak
  • Sektör içindeki yenilikleri açık inovasyon ve işbirlikleri ile hızlandırmak
  • Sürdürülebilirliğe ve Türkiye’de deniz teknolojileri sektörünün gelişimine katkı sağlamak

Başvuru Kriterleri

Türkiye’de deniz teknolojileri alanında faaliyet gösteren startuplar.

Beklenen Startup Aşaması

  • Proje Aşaması (Teknoloji validasyonu ve kavram kanıtlama)
  • Prototip Aşaması
  • Erken Ticarileşme Aşaması
  • Olgunluk Aşaması

Detaylara erişmek ve başvuru yapmak için https://izka.org.tr/bluetech/

Otonom Cihaz Üreten Girişim – Advoard

0

Girişimcilik dünyasında akademisyen girişimcilerin başarısını nadir de olsa okuyoruz. Ama son zamanlarda İzmir’deki akademik girişimler oldukça yükselişe geşmiş durumda. Advoard da bunlardan biri.

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Dr. Öğretim Üyesi olan Pınar Oğuz Ekim öğrencileri Bekir BostancıSercan Çağdaş Tekkök ve Mehmet Emre Söyünmez ile iç alanlarda haritalandırma ve konumlandırma yapabilen otonom bir cihaz üzerinde çalışmaya başladı.

Ar-Ge çalışmaları sonucunda TÜBiTAK 1512 Programı’na başvurarak 200 bin liralık girişimcilik desteği aldı. Daha sonra şirketleşerek Advoard‘u kurdu. Şirket şu an İzmir Bilimpark’ta faaliyetlerine devam ediyor.

Şu an oldukça başarılı olan girişim, ürünü farklı sektörlerdeki ihtiyaçları karşılayacak şekilde kurguluyor ve denemelerine devam ediyor.

Başarılı diyorum çünkü süreç içerisinde oldukça sıkı haberleştiğimiz hocamız ve öğrencilerinin ekosistem içerisindeki hareket kabiliyetlerini görünce ben bile şaşırıyorum 🙂

Kurulduktan iki ay sonra Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının görülmesiyle birlikle harekete geçen Dr. Ekim ve öğrencileri özel bir sterilizasyon robotu geliştirmeye karar verdi. Robot, şartların zor olduğu bir ortamda 1 yılda geliştirildi. Her 400 metrekareye, içinde hidrojen peroksitin olduğu 1 litre sıvı bırakan robot, İçindeki aküler ve sıvı tankı ile birlikte yaklaşık 45 kilo. 5 bin 700 metrekareyi 90 dakika içinde temizliyor.

Otonom teknolojisi, üretim ve hizmet verimliliği açısından çok önemli bir kavram olduğundan, Advoard, lojistik sektörüne de göz kırpmaya başladı.

Robotik ve yazılım çözümleri sunuyor

Şirket, Ekim 2020 tarihinde İzmir Bilimpark’ta kuruldu. Advoardın amacı, iç alan uygulamalarında kullanılmak üzere otonom mobil platform, robotik ve yazılım çözümleri sunmak… Geliştirdiği otonom mobil platform iç ortamlarda üstündeki sensörler yardımı ile çevresinin haritasını çıkartıyor, bu harita üzerinde konumu otonom olarak buluyor, geliştirdiği web arayüzü sayesinde zamanı, sıklığı verilen görevleri gerçekleştirmek için güzergah planlayıp bu güzergahta güvenli bir şekilde görevini yerine getiriyor. Görevlerini yerine getirirken çevresel analizler yapabiliyor.

Eş zamanlı olarak web arayüzü üzerinden yönetim birimleri ile bu analizleri paylaşıyor. Ek olarak platformun şarj seviyesi, sensör ve motorların durumu da takip edilebiliyor. Şarj seviyesi belli bir düzeyin altına inerse şarj istasyonuna otonom gidebiliyor ya da herhangi bir sorun olursa uyarı verebiliyor. Bu otonom mobil platformun üzerine eklediğimiz donanımsal ve yazılımsal öğeler sayesinde fabrikalar için AMR, kapalı ortamlar için sterilizasyon yapan robot ve hipermarketler için interaktif reklamcılık, envanter kontrolu yapabilen robot prototipleri geliştirmiş durumda…

Satış ve kiralama üzerinden para kazanıyor

Yatırım haberini de yakında duyuracağımız girişimin gelir modeli, robot satışları ve kiralaması üzerinden ilerliyor. Buna ek olarak çevresel verilerin analizlerinin paylaşılması da bazı ücretlendirmelere tabi…

Robotik ve otonom platformlar geleceğin bir parçası olacağını düşünen ekip, Türkiye’nin geç kalmadan bu geleceğin içinde yer almasını istiyor. Türkiye’de ve daha sonra Avrupa ve de Arap Emirlikleri için önemli bir otonom mobil platform ve robotik çözümler üreticisi olmayı hedefliyor.

Yeni gelişmeler ile görüşmek üzere.

 

Hackathon – Yaşam Teknolojileri İnme (Stroke) Hastalığı

Yapay Zeka, IoT, Büyük Veri, Bulut Bilişim, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Görüntü/Ses İşleme/Analizi ve Yazılım Teknolojileri

Teknopark İzmir ve İTÜ Arı Teknokent iş birliğinde gerçekleştirilecek Yaşam Teknolojileri – İnme (Stroke) Hastalığı konusundaki “HACKATHON” inme hastalığının; belirti, takip, tespit, acil müdahale ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik yeni teknolojilerin çalışılmasına ve bu alanda dijital dönüşümün sağlanmasına altyapı oluşturmak hedefleniyor.

Hackathon 21-23 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek, başvurular ise 10 Eylül’e kadar alınacak.

Bu etkinlik, Yapay Zeka, IoT, Büyük Veri, Bulut Bilişim, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Görüntü/Ses İşleme/Analizi ve Yazılım Teknolojilerinin ağırlıkla kullanılacağı HACKATHON, tüm Türkiye’den startuplar ve bağımsız ekiplerin katılımına açık!

İnme (Stroke) ve İlgili Teknolojiler Hakkında

Dünya genelinde önemli bir can kaybı ve engellilik sebebi olan inme, değiştirilebilir ve değiştirilemez olmak üzere iki kapsamdaki risk faktörlerinden ileri gelmektedir. Acil müdahalesinde FAST (yüz-kol- konuşma-zaman) metoduna başvurulan inmenin tedavisinde, çeşitli tıbbi yöntemler kullanılmaktadır. Söz konusu tedavinin multidisipliner bir bakış açısıyla, organize şekilde planlanması ve aynı yaklaşımın hastalığın rehabilitasyon evresinde de benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.

Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan inmenin önüne geçilmesinde, teşhisinde, acil müdahalesinde ve rehabilitasyonunda her geçen gün artan bir biçimde değişik teknolojilerden yararlanılmaktadır. Bu teknolojiler arasından yapay zekâ, makine öğrenmesi, nesnelerin interneti (IoT) ve bulut depolama öne çıkmaktadır.

Etkinliğin programı oldukça yoğun ve çok değerli konuşmacılarla dolu bir akış bulunuyor.

Detaylar ve başvuru için https://www.hack4treat.com/

İzmir’de ‘Oyun Kuluçka Programı’ Hayata Geçiyor

0

Teknopark İzmir ve oyun girişim stüdyosu Games United, Ege’de bir oyun ekosistemi yaratmak ve oyun geliştiricilerini bir araya getirmek amacıyla ‘Oyun Kuluçka Programı’ yürütmek için anlaştı. Program, yenilikçi bir oyun fikri olan ve deneyim kazanmak isteyen yetenekli tüm girişimci adaylarına açık olacak. Çok yakın zamanda başvuru takvimi yayınlanacak.

Oyun geliştiricilerini bir araya getirmek ve Bölgede bir oyun ekosistemi yaratmak amacı ile oluşturulan Teknopark İzmir – Games United Oyun Kuluçka Programı’na, yenilikçi bir oyun fikri olan ve fikrini geliştirerek deneyim kazanmak isteyen tüm girişimci adaylarının başvuruları açık olacak. Yakın zamanda programla ilgili başvuru takvimi yayımlanacak.

Teknopark İzmir’de güçlü bir oyun ekosistemi kurulması, dijital oyun sektörünün gelişmesi ve başarılı projelerin hayata geçirilmesi hedeflenen program 12 ay sürecek.

Her aşamada ve her tür oyun konusunda çalışan stüdyosuna kabul edilen girişimciler, destek süresince Kuluçka Merkezi’nden faydalanacak; Kuluçka dönemini başarıyla tamamlayan stüdyolar ise Teknopark İzmir’de çalışmak için özel imkanlara sahip olacak.

Programa katılacak yeni kurulan ya da erken aşama oyun girişimcilerine; takım kurma, strateji, iş geliştirme gibi hizmetlerin yanı sıra başlangıç sermayesi desteği de sağlanacak. Ayrıca farklı aşamalarda olan girişimcilerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş eğitimler de kurgulanacak.

Genetik Analiz Programı Geliştiren Girişim GENEO

0

İEÜ Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Bilçağ Akgün‘ün kurucuları arasında olduğu startup GENEO, aldığı TÜBİTAK BİGG desteği ile faaliyetlerine başladı.

Kurucuların GENEO’nun amiral gemisi olarak tanımladığı NEOseq, yeni nesil gen dizi analiz cihazından çıkan tüm genomik verileri anında değerlendirip, raporladığı yeni bir platform olacak. Özel olarak geliştirilen klinik odaklı analiz modülleri aracılığıyla, aranan varyantın keşfi saniyeler içerisinde mümkün olacak.

Genetik bir laboratuvara sahip Prof. Dr. Hüseyin Onay ve yazılım mühendisi Tolga Evcimen‘in de ortakları arasında olduğu GENEO genetik testlerin kanser, nörolojik ve gelişimsel hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığın erken teşhisinde önemli rol oynayacak. 

Konuyla ilgili detayları hocamızdan dinlemek gerekirse;

“Gen, kişinin kalıtsal özelliklerini taşıyan ve bu özelliklerin nesilden nesile aktarılmasını sağlayan DNA zincirinin bir parçası. Genetik testin en önemli amacı da genlerde ve DNA üzerinde meydana gelen değişikleri tespit etmek. Çünkü bu değişimler, kişinin genetik yatkınlıkları ile ilgili bize yol haritası sunar. Bu değişimlerin doğru tanımlanması, ilerleyen dönemde oluşabilecek hastalıkların da önüne geçilmesi açısından çok önemli. Çünkü, eğer genetik test hayatınızın ilerleyen döneminde bir hastalığa yakalanma riskinizin yüksek olduğunu söylüyorsa, daha düzenli olarak kontrole gidebilir ve riski minimumda tutabilirsiniz.

Genetik testler, kişiye yönelik derinlemesine bir incelemeyi kapsar. Bu noktada test sonuçları da oldukça detaylı ve uzun olur. Hekimlerin bu sonuçları yorumlaması, tüm detayları tek tek incelemesi için de zaman gerekir. Hayata geçireceğimiz analiz programı ise, hekimi bu konuda rahatlatacak. Hazırlayacağımız program, tamamen testten gelen sonuçlar üzerine yoğunlaşacak.”

GENEO çalışmalarına Teknopark İzmir’de devam etmekte.

Su Altı Robotu Üreten Girişim Searover

0

2018 yılında, TÜBİTAK desteği ile kurulan Searover, Ar-Ge faaliyetlerine İzmir Bilimpark Teknoloji Geliştirme Bölgesi‘nde devam ediyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu Kontrol ve Otomasyon Mühendisleri olarak Zeynep Balca Yılmaz ve Kazım Çağlar Erat ‘ın uzun süren araştırma ve yoğun çalışmaları sonucu kurulan girişim Uzaktan kontrollü insansız su altı aracı Gözcü’yü üretti.

Çeşitli faaliyet alanlarından müşterileri ile buluşan Gözcü su altındaki bilinmezlikleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Dalgıçlık sektörü ölüm oranı ve risk konusunda astronotluğun önüne geçen bir sektör haline gelmiş olduğundan, insan hayatını riske atabilen sualtı faaliyetlerinde süreci tamamen otonom hale getirmek ve riskleri en aza indirmek girişimin bir diğer amacı.

Turistik olarak dalgıçlık alanında hobi edinme ile su altı merakı artan kurucular, bu işi, aldıkları teknik eğitim ile birleştirmeyi düşününce, sektördeki açığı da keşfetmiş ve sürece TÜBİTAK desteği ile birlikte adım atmış oldular. İlk satışını bir balık çiftliğine yapan Searover, su altı çekimleri ve kiralama hizeti de veriyor.

Sadece askeri alanda değil, turistik amaçlara da hizmet verecek olan ürün VR ve 360 derece çekim yapabiliyor olması, yerli ve global rakiplerinden de ayrılıyor.

Hem tasarım hem de yazılımsal anlamda ürün tamamen yerli halde Ar-Ge süreçlerine devam eden Searover, farklı alanlarda hizmet veren müşterilerini de bekliyor.

İzmir Girişimcilik Merkezi

0

Girişimcilik konusununun günden güne daha çok değer kazandığı İzmir’de yeni merkezlerin kurulduğunu görmek oldukça güzel.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) iş birliği ile şehirde yeni bir kuluçka merkezi kuruldu. İzmir Girişimcilik Merkezi.

İzmir’in stratejik öncelikleri dikkate alınarak her yıl belirlenen tematik alanlarda bölgesel ve sektörel ihtiyaçların girişimci bakış açısı ile karşılanmasına yönelik çalışmalar yürütecek olan bu kuluçka merkezi ile şehirde yenilikçi fikirler gerçeğe dönüşme fırsatı bulacak. En azından tanıtımlar bu yönde.

İzmir’in girişimcilik ekosistemine yön verme amacıyla #Girişimİzmir diyerek yola çıkmış olan merkez, temel girişimcilik eğitimleri, iş geliştirme faaliyetleri, mentörlük hizmeti ve seminerler ile İzmir’in girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Etkin olmayı ve hareketliği seven bir İzmir’de bu adım sayesinde şehrin sosyo ekonomik yapısının yenilikçi fikirlerle güçlenmesi, şehrimizde birlikte düşünme, çalışma ve üretme kültürünün gelişmesi ve tüm İzmirlilerin refah seviyesinin girişimci İzmirlilerin projeleriyle artırılması mümkün hale gelmesi umut ediliyor.

Bu noktada merkez için seçilen lokasyonun da stratejik bir önemi var. Çünkü belediye anlayışı İzmir’in tarihine de sahip çıkıp, şehrin kendi özünü korumaktan yana. Girişimcileri şehrin merkezinde kendine has dokusuyla ilgi çeken Darağaç bölgesinde ağırlayacak olan merkez, hem küçük üreticiler hem de sanat atölyelerinin yoğun olarak bulunduğu eski İzmir sokaklarında sosyo-kültürel paylaşıma da katkı sağlayacak.

Girişimciler, Alsancak bölgesinde konumlandırılmış 1000 m2 ‘lik kuluçka merkezini kullanacak. Böylece, teknoparkların uzak olmasından yakınan girişimciler alternatif bir çalışma alanı bulmuş olacak:)

Merkez ile ilgili gelişmeleri kendi web sitesinden takip edebilirsiniz. https://girisimcilikmerkezi.izmir.bel.tr/

Qreal – 3 Boyutlu Artırılmış Gerçeklik Uygulaması

0

New York’ta, QReal adında şirket kurarak “3 boyut ve artırılmış gerçeklik” teknolojisini; e-ticaret, moda ve yemek gibi farklı sektörlere uygulayan İzmirli girişimciler Alper Güler ve Caner Soyer, 5 yılda dünyaca ünlü 100 marka için proje geliştirdi, uluslararası şirketlerin yüzünü İzmir’e çevirmesini sağladı. Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik içeriklerinin geliştirilmesine yönelik yatırımlar yapan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Glimpse Group, Güler ve Soyer’in önderliğinde 10 kişilik ekip kurarak İzmir Bilimpark’ta Ar-Ge çalışmalarına başladı. Şimdiye dek Google, Sony ve Hyundai gibi birçok önemli marka ile çalışmalara başlandı.

Yazılım Mühendisliği Bölümü mezunu Alper Güler ve İEÜ Mimarlık Bölümü mezunu Caner Soyer, müşterilerine internetten yemek siparişi verme imkanı sağlayan ünlü markaların, artırılmış gerçeklik ve 3 boyut teknolojisinden yararlanmadığını fark ederek, bu alandaki boşluğu gidermek için 2015’te çalışmalarına başladı. İnternetten yemek sipariş edecek kişilerin, “yemeği tıpkı masadaymış gibi üç boyutlu” görebilecekleri teknolojiyi geliştirmek için yola çıkan ikili, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York şehrinde bir şirket kurdu.

DÜNYACA ÜNLÜ MARKALAR ULAŞTI

Bu alanda faaliyet gösteren ünlü markalarla iletişime geçen İzmirli girişimciler, yemek siparişi alanında 3 boyut teknolojisini uygulayan ilk şirket olarak, yurt dışında tüm dikkatleri üzerine çekti. Dünyada yeni uygulanmaya başlanan bu teknolojiyi, zamanla e-ticaret ile moda alanına da aktaran Güler ve Soyer, sadece 5 yıl içinde Sony, Domino’s, Dunkin Donuts, Hyundai, Chanel ve Walmart gibi dünya çapında birçok marka ile çalışma fırsatı buldu. “QReal” adlı markalarıyla kendilerini tanıtan İzmirli girişimciler, örnek bir başarı hikayesine imza attı.

AR-GE ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Google ve anlık mesajlaşma uygulaması olan Snapchat’in de içerik ortaklarından olan girişimciler, ortaya koydukları sıra dışı fikirler sayesinde yatırımcıları olan ABD merkezli Glimpse Group’un, Türkiye’de bir ekip kurmaya karar vermesini sağladı. 3 boyut teknolojisinin daha seri ve otomatik bir şekilde uygulanmasına imkan sağlayan yeni bir sistemin gelişmesini amaçlayan Glimpse Group, İzmir Bilimpark’ta Ar-Ge çalışmalarına başladı. Alper Güler ve Caner Soyer, ilk etapta 10 kişilik ekip ile çalışmalarına başladıklarını ancak yıl sonuna kadar ekibin 20 kişiye çıkabileceğini söyledi.

Güler ve Soyer, “5 yıl içinde, hedeflediğimizin de üstünde bir noktaya ulaştık. Teknolojinin beraberinde getirdiği değişimi, kişilerin talep ve beklentilerinde oluşan farklılıkları doğru öngörmemiz, başarımızda kilit rol oynadı. ABD’de bir girişim kurarak çalışmaya başladığımızda, bugünleri de hedefliyorduk ve bunu başardığımız için mutluyuz. Glimpse Group, yurt dışında faaliyet gösteren önemli bir şirket. Artırılmış gerçeklik ve 3 boyut teknolojisine yatırım yaparak bu alanda gelişmek istiyor. Türk gençlerine güvenerek ülkemizi, İzmir’i tercih ettiler. Buna aracılık ettiğimiz için çok mutluyuz. Salgın döneminde dijitalleşme rekor düzeyde arttı. Bununla birlikte özellikle e-ticarette teknolojik yeniliklere yönelenler de çok oldu. Ekiple birlikte yapacağımız çalışmalarda, 3 boyut teknolojisindeki süreci hızlı ve otomatik hale getirecek bir sistem geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.