PAYLAŞ

İnsan çok muazzam bir varlıktır. Evrendeki bilinç olgusuna, iradeye ve akla sahip tek varlık olmasının yanında kendisi bunun farkında bile değildir.

Bireyin kendini farketmesi; kendini geliştirmesi ve eğitmesi ile mümkün olur. Aklının ve bilincinin farkında olan birey onu sürekli geliştirecek ve etrafına aynı bilinci aşılayacaktır…

Peki kendimizi nasıl eğiteceğiz? Dünyanın en stratejik oyununu alt eden yapay zeka dan daha önce bahsetmiştim. Yapay zekaya irade kazandırmak isteyen o bilinç bazı gerçeklerin farkında. Ama bu gerçekleri insanlara farkettirmek yerine belli ki insanlardan alıp makinelere vermeye hevesli…

Maalesef bazı gerçekler var ki hızlı gelişen dünyaya ayak uydurma çabalarımız hızlı yaşamamıza ve bu süreçte hayatımızın bazı güzelliklerini kaçırmamıza sebep oluyor. Bazı gerçeklerin de farkına varamıyoruz. Kendimizi ihmal ediyor, dijital dünyanın demir parmaklıklarından kurtulamıyoruz. Bu süreç akıp giderken bilinçli bireyler olmaktan çıkıp faydasız ebeveynler olmaya doğru ilerliyoruz. Dışarıdaki dünya ile meşgul olduğumuzdan çocuklarımızla vakit geçiremiyoruz. Haliyle diğer seçenekler yardımımıza koşuyor. Onları minik teknolojik aletlerle baş başa bırakıyoruz. Ellerine tablet ve akıllı telefon verip susturuyoruz. Kabul ediyoruz ki bunlar iyi birer susturucu. Ama belki bilmek istersiniz diye söylüyorum. Eşi her ne kadar kendisini “aşırı” bulsa da Steve Jobs yaşamı bıyunca çocuklarından kendi ürettiği teknolojiyi uzak tutmuş…

Onlar Birer Dahi

Doğuştan tablet kullanma iç güdüsü verilmişcesine ellerindeki cihazları muazzam bir şekilde evirip çevirdiklerinden onlara hayranız. Çocukların teknolojiyle bu kadar ilgili olmasına anne babaları da değişik şekilde şaşkınlıkla karşılar ve hatta bununla acayip övünür. Çocuğunun çok zekiliğinden bahseder. Şunu belirtmek gerekir ki, çocuklar zaten çok zekidir. Henüz bulanmamış bir zihin, öğrenme yetisi apaçık bir beyin, temiz bir zeka… Bunu bir davranışı gördüklerinde hiç ummadığınız bir yerde aynısı yaptıklarında şaşırdığınız zamanları hatırlayınca anlarsınız. Sonuç olarak, teknolojiyle çok geç yaşta tanıştığımızdan ve kendimizi pek zeki bulmadığımızdan olsa gerek, küçük bir çocuğun harika bir internet kullanıcısı olmasını yüksek zeka göstergesi olarak algılamaya devam ediyoruz.

İlkokul ve ortaokullarda teknoloji ile donatılmış sınıflar ( örnek Fatih Projesi / başka bir yazımda anlatacağım) birbirleri ile yarışa dursun, bu teknolojiyi burnumuzun dibine getiren silikon vadisi sakinleri bizimle aynı fikirde değil. E-Bay, Google, Apple, Yahoo ve Hewlett-Packard gibi teknoloji devlerinin çocukları bizimkinin aksine teknolojiden tamamen arındırılmış bir okula gönderiliyor. Bu okulun adı Waldorf School of the Peninsula.

New York Times ‘ta yayınlanan ve teknoloji ile zeka bağlantısına önemli bir röportaj ile darbe vuran bu haberde; Google’ın bir üst düzey çalışanı olan Alan Eagle, New York Times’a yaptığı açıklamada “App uygulamasının ya da iPad’in çocuğuma okumayı ya da matematiği daha iyi öğreteceği fikri çok komik” demiş. Röportajı verdiği sıralarda henüz 5. sınıfa giden kızı Google kullanmayı bilmiyormuş. Bunun yerine kızı, sınıfındaki diğer çocuklar gibi dikiş becerilerini güçlendirmeye çalışıyormuş.

Avusturyalı bilim adamı Rudolf Steiner’in 1919 yılında geliştirdiği “Waldorf” adlı yaklaşım Almanlar’ın temel aldığı bir eğitim modeliymiş (Zihninizde canlanan Alman kalitesinden şüphemiz yok sanırım).

Bu okulda hiç teknoloji yok!

Bilgisayar ekranı ya da akıllı tahtalar yerine eski karatahtalar, tebeşirler, kağıt ve kalem var. Öğrenmenin diğer temel malzemelerini ise örgü ve dikiş iğneleri ve bazen de çamur oluşturuyor. Bunun dışında bolca oyun odaklı öğrenme ve hikaye anlatma var. Eğitim ve öğretimin temeli de zaten bunlar değil miydi?

Bir araştırmaya göre de çocukların geliştirdiği el becerisi 7 yaşından sonra zekaya dönüşüyormuş. Bu sistemin neyi temel aldığı bariz ortada.

Dikkat edin teknoloji babalarının bu okulu tercih etmelerinin sebebi, çocukları için teknolojisiz bir hayat istediklerinden değil. Çocuklarının teknolojiyi çok geç öğreneceklerinden de zerre endişe etmiyorlar. Çünkü  Alan Eagle;  “Google ’da ve diğer her yerde, teknolojiyi, zekası en düşük insanın bile rahatlıkla kullanabileceği kadar basit hale getiriyoruz. Çocuklarımız büyüdüğünde teknolojiyi kullanmayı becerememeleri gibi bir şey söz konusu bile olamaz” diyor.

Sonuç olarak sadece teknoloji üretmenin bu dünya için yeterli bir şeyler olmadığını anlamış bulunmaktayız. Tamamiyle teknolojiye karşı olduğum izlenimi yaratmak istemiyorum. Ortaya çıkardığımız teknolojiden daha üstün varlıklar olduğumuzu anlatmaya çalışıyorum.

Bütün dünya teknoloji bağımlılığında boğulup, bireyin kendi gücünü unuttuğu zamanlarda bu çocuklar ortaya çıkacak ve ister kabul edin ister etmeyin dünyanın yeni efendileri olacak!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here